REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
61medya Logo
Oto Koku
Trabzon Oto Koku

Ferah ve kaliteli oto kokular

İncele
Katalog
Ürün Kataloğu

Geniş ürün yelpazesi

İncele
A5 Broşür
A5 Çift Yönlü Broşür

Şık ve kaliteli broşürler

İncele
Islak Mendil
Trabzon Islak Mendil

Markanızı her yerde hatırlatın

İncele
Trabzon Magnet
Trabzon Magnet

Kaliteli ve şık magnetler

İncele
Drone Fotoğraf
Trabzon Drone Fotoğraf

Profesyonel drone çekim hizmetleri

İncele
Logo Tasarım
Trabzon Logo Tasarım

Markanıza özel modern logo tasarımı

İncele
Reklam Filmi
Trabzon Reklam Filmi

Profesyonel reklam filmi çekimi

İncele

ABB 61 – Anadolu Basın Birliği Trabzon

Makineleşen İnsan

164 Görüntüleme
28 Haziran 2025 - 16:20
Makineleşen İnsan
Sosyal Medyalarda Paylaş
Tweet

**”Makineleşen İnsan”**

Dün gece Oppenheimer filmini bir kez daha izledim. Yalnızca bir adamın değil, bütün insanlığın zihinsel ve ahlaki kırılma anına tanıklık ettim yeniden. Atom bombasının mucidi, ilk patlamayı gördükten sonra fısıldar ve Bhagavad Gita’dan alıntı yapar;

“Şimdi ben ölüm oldum, dünyaların yok edicisi.” diye. Evet istemeden yaklaşık 210 bin kişinin ölümü olurlar. İlk denemeden 20 gün sonra.

Bir bilim insanı için ne kadar acı verici bir durum değil mi?

Bu söz, bir bilim insanının taşıyamadığı vicdanı kadar, bir sistemin insanı nasıl dönüştürdüğünü de özetler.

Aslında atom bombasını icat edenler, dünyayı yok etmek için yola çıkmamıştı. Onlar fiziğin sınırlarını zorluyor, insan aklının kudretini sergilemeye çalışıyorlardı.

Tıpkı buharlı makineyi bulan ya da bugün yapay zekâyı geliştirenler gibi… Ama bir farkla: Bilimi yöneten eller farklıydı. O çalışmayı finanse edenler.

Tarihte bilimsel gelişmelerin çoğu, başta insanlığın faydasına niyetle doğdu. Fakat bu güç, her seferinde bir avuç sermaye sahibinin eline geçince, kâr için, egemenlik için, savaş için kullanıldı.

Buharlı makine özgürlük getirecekti, işçiyi köleleştirdi. Atom bilgisi yaşamı anlayacaktı, şehirleri yaktı. Şimdi yapay zekâ çağındayız: insanın zihnine uzanan bir kontrol teknolojisiyle karşı karşıyayız.

Bugün her şey “ilerleme” adı altında parlatılsa da asıl olan şudur: İnsan artık üretim sürecinde bir özne değil, bir nesnedir.

Eskiden makinelerin bir parçasıydı; şimdi kendisi bir makine haline getirildi.

Freelance çalışanlar, gig ekonomisi, uzaktan bağlantılar, 7/24 erişilebilir profiller… Hepsi insanı esnekleştiriyor gibi görünse de aslında sınırsız çalıştırılabilir, güvencesiz, yalnız, ölçülebilir ve yerine konabilir hale getiriyor.

Birlikte çalıştığı kimse yok artık. Ne çay içeceği bir mesai arkadaşı, ne de öğle arasında dertleşeceği biri var.

İnsan, bir ekran karşısında sessizce tıklıyor. Ve algoritma karar veriyor:

“Verimli misin?”
“Beğenildin mi?”
“Gerekli misin?”

Bu, sadece bir çalışma biçimi değil. Bu, insanın kendi insanlığından çıkarılmasıdır. İnsanın kendine iyice yabancılaştırılması, sadece üretimin bir parçası haline getirilmesidir. Hiçbir gideri olmayan bir makinedir sistem için insan. Bolca yedeği bulunan.

Kapitalizm, teknolojiyi hiçbir zaman insanı özgürleştirmek için kullanmadı. Onun derdi, kâr için rekabet ve tahakkümdür.

Bugün yapay zekâ, otomasyon ve dijital gözetim; insana hizmet etmek için değil, onu ucuzlatmak, yalnızlaştırmak ve kontrol etmek için kullanılıyor.

Ama bütün bunlar kaçınılmaz değil.

Bilimsel gelişmeler, sermayenin değil insanlığın elinde olursa; yapay zekâ da nükleer enerji de otomasyon da bir kurtuluş aracına dönüşebilir. Nükleer enerji deyince itirazlar olacaktı. Biz insanlığa ne kadar enerji gerekli ise bunu belli bir planlama ile doğaya, yaşama zarar vermeden yapmak zorundayız.

Sosyalizmi kapitalizmin üzerine inşa edeceğimizden bugünden daha geri pozisyona insanlığı razı edemeyiz sanırım. Bu yüzden enerji de planlanarak insanlığın hizmetine sunulacak.
Yani mesele teknolojide değil, onun kimin elinde olduğunda.

Bilimi yöneten eller, onu finanse eden kimlikler değişmeden, insanın makineleşmesi durmaz. Ama o eller değişirse, işte o zaman insan kendini geri alır.

Artık devrim teknolojiyi ele geçirebilmek için sınıfsal bir zorunluluktur. Çünkü insanın kendi aklıyla kurduğu makineler, onu insanlıktan çıkarmaya başladı.

Bu yolculuğu durdurmak hâlâ mümkün. Yeter ki makinelerin kölesi değil, yeniden insanlığın kurtuluşunun öznesi olalım.

Sosyal Medyalarda Paylaş
Tweet
Kartvizit

Kartvizit Baskı

Markanız için modern ve profesyonel kartvizit tasarımları.

Hemen Sipariş Ver
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Copyright © 2025 | Tüm Hakları Saklıdır.

© 61medya.com.tr

0
Would love your thoughts, please comment.x