REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
61medya Logo
Oto Koku
Trabzon Oto Koku

Ferah ve kaliteli oto kokular

İncele
Katalog
Ürün Kataloğu

Geniş ürün yelpazesi

İncele
A5 Broşür
A5 Çift Yönlü Broşür

Şık ve kaliteli broşürler

İncele
Islak Mendil
Trabzon Islak Mendil

Markanızı her yerde hatırlatın

İncele
Trabzon Magnet
Trabzon Magnet

Kaliteli ve şık magnetler

İncele
Drone Fotoğraf
Trabzon Drone Fotoğraf

Profesyonel drone çekim hizmetleri

İncele
Logo Tasarım
Trabzon Logo Tasarım

Markanıza özel modern logo tasarımı

İncele
Reklam Filmi
Trabzon Reklam Filmi

Profesyonel reklam filmi çekimi

İncele

ABB 61 – Anadolu Basın Birliği Trabzon

YER İSİMLERİ DEĞİŞİKLİĞİ, BÖLGEYE VE TRABZON’A KURULAN KİRLİ BİR PONTUS TUZAĞIDIR.

YER İSİMLERİ DEĞİŞİKLİĞİ, BÖLGEYE VE TRABZON’A KURULAN KİRLİ BİR PONTUS TUZAĞIDIR.
05 Kasım 2025 - 16:14
Sosyal Medyalarda Paylaş
Tweet

YER İSİMLERİ DEĞİŞİKLİĞİ, BÖLGEYE VE TRABZON’A KURULAN KİRLİ BİR PONTUS TUZAĞIDIR.
Bölgemiz üzerinde kirli oyunlar sahnelenmektedir ki bu oyunlar belgelerle sabittir.
Trabzon üzerine kurgulanan ve sahnelenen bu iğrenç planın arkasında Yunanistan istihbaratının bulunduğunu öğrendiğiniz anda, mahalle ve semt isimlerinin değiştirilmek istenişinin nasıl bir tuzak olduğunu daha iyi anlayarak ”BU BİR PONTUS TEZGÂHIDIR” diyeceğinizden eminim. Bu isimlerden biri de Faroz’dur.

ÖNCE BU KİRLİ OYUNLARI VE ARKASINDAKİ KARANLIK GÜÇLERİ ÖĞRENELİM VE BUNUN SONRASINDA, FAROZ İSMİNE DÖNÜŞÜ BU BİLGİLERİN IŞIĞINDA DEĞERLENDİRELİM!
2009 senesinde “KALANDAR KUTLAMASI’’ bahanesiyle Trabzon’a gelen Yunanlılar, arabalarına “BURASI PONTUSTUR, PONTUS BİZİMDİR” gibi yazılar yazmakla kalmadılar, şehrin merkezinde bulunan Zağnos Köprüsü üzerine çıkan 25 kişilik Yunanlı Papaz, cübbe giyip “TRABZON BİZİMDİR” diye bağırdılar…

Bundan birkaç yıl önceki gelişlerinde ise, Sümela Manastırında yaptıkları sözde ayin sırasında, üzerinde ‘’PONTUS’’ yazılı gömlekler giyerek gövde gösterisinde bulunup Pontus propagandası yapmışlardı…

Yunanistan, Trabzon üzerinde Pontus adı altında hak iddia edebilmek gayesiyle kendi ülkesinde ve dünyanın çeşitli devletlerinde 450 civarında dernek ve vakıf kurmuştur. Bu 450 dernek ve vakıfların 230 tanesi sadece Trabzon üzerinde hak iddia etmek ve Pontus faaliyetlerini yürütmek içindir…

Dünyada hiçbir devletin başka bir devletin her hangi bir şehrini ele geçirmek maksadıyla, kendi içinde ve başka ülkelerde bu kadar dernek- Vakıf kurup şubeler açtığı vaki olmamıştır…

Yunan Devleti, Trabzon ve havâlisi üzerindeki Pontus’u yeniden canlandırma faaliyetlerini askeri bir disiplin ve hiyerarşi ile yürütmekte olup, bütün faaliyetlerini Selânik’te bulunan askeri bir birliğin karargâhından yönetmektedir…

Yunan devleti, Trabzon ve havâlisi üzerinde sözde Pontus faaliyetlerini yürütebilmek için ödenek ayırmış ve sırf bu işle ilgili olarak ‘’PONTUS KÜÇÜKASYA BANKASINI’’ kurmuştur…

İlk kez 1997 de Patmos Adası`nda düzenlenen VAHİY VE ÇEVRE TOPLANTISINDA Rum Patriği Bart holomeos ‘’Mübâdele ile Trabzon` dan gönderilenlerin mutlaka Trabzon `a geri döndürülmesi gerektiğini ve bunun üzerinde titizlik çalışılmasını” söyledi…

Yunan Dilini Ulusallaştırma Derneği, 10-12 Ağustos 2002 de düzenlediği ve faaliyet sahasına aldığı gezinin güzergâhını, Merzifon- Amasya- Bafra- Samsun- Ordu- Giresun- Trabzon- Rize olarak açıkladı ve özellikle Trabzon’un altını çizdi ve de ‘’TRABZON, BİZİM İÇİN ÇOK BÜYÜK BİR ÖNEME SAHİPTİR’’ dedi…

1993 Ağustosunda ‘’SÜMELA MERYEM ANA VAKFININ’’ düzenlediği TRABZON VE PONTUS TOPLANTISINDA, Yunan Başbakanı şöyle diyordu; “Dedeleriniz Karadeniz Bölgesinde ki Pontus topraklarına dönüş hayâlini size miras bırakarak öldüler. Bu mirası kalbinizde koruyun. Pontus`u, Karadeniz’i asla unutmayın ve gelecek nesillerimize unutturmayın”…

New York Vâlisi, 6 Ekim 2002 de Kadın Yazarlar Ödülünü ‘’TRABZON VE CİVARI PONTUS’TUR’’ diyen kitaba verdi…

1992 de Yunanistan Kültür Bakanı Melina Merküri, “ANAVATAN PONTUSU KURTARMA DÜNYA KOMİTESİ” adına bir harita dağıttı. Bu haritada, Trabzon merkezli Karadeniz bölgesi toprakları Pontus Rumlarına, Kalan Anadolu toprakları ise Ermeni, Süryani ve Kürtlere paylaştırılıyordu. Bu harita Yunan ders kitaplarına konulmuş olup, halen Yunanlı öğrencilere okutularak, onlarda Pontusçuluk şuuru geliştiriliyor…

Yunanistan İlkokullarının 6. sınıflarında okutulan ‘’Yeni Dönem Yunan Tarihi’’ ders kitaplarında, “Trakya- Batı Anadolu- İstanbul- Karadeniz Yunan toprağıdır” diye okutulmaktadır ve özellikle Trabzon ve havalisine vurgu yapılmaktadır…

Yunan ‘’İLKOKUL ANTOLOJİSİNDE’’ aşağıdaki şu satırlara rastlanmaktadır;
“…Gözlerim, beni bir Türk’ün öptüğünü görmektense, kanımla toprak kızıla boyansın. Ben kitap filân istemem. Ben barbar Türklerle savaşmak istiyorum. Türkleri sapanımla vurup silahlarını alacağım. (….) Bu imansız Türkler…. Köpekler”…

Yunan Başbakanı Kostantin Karamanlis,1974 de Selânik Fuarı`nın açılışında demişti ki;
“Bugünkü gücümüzle, Türkleri savaşarak yenmemize imkân yok. Mücâdelemizi her çareye başvurarak sürdüreceğiz. Onların içinde adamlarımız olacak, onlar içeriden bize hizmet ederlerken, Türklerin yaralarını kaşıyarak kanatacağız…”

Bu tarihten sonra yarayı kaşıyıp kanatmak için Yunan Hükumetlerinin kurduğu vakıf ve dernek sayısı, açtığı şubeleriyle beraber 450 den fazladır. Bu 450 dernek ve vakıfların 230 tanesi sadece Trabzon üzerinde hak iddia etmek ve Pontus faaliyetlerini yürütmek içindir…

Selânik şehrinin Belediye Meclisince, kent merkezindeki Agia Sofia Meydanına PONTUS SOYKIRIMI ANITI diktirilmiştir…

Yunanistan Dışişleri Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren ‘’DIŞ YUNANLILAR GENEL SEKRETERLİĞİ’’ tarafından yapılan açıklamada; Karadeniz ve Trabzon civarında yapılan Pontus Soykırımı için yapılacak bütün faaliyetlerin destekleneceğini ilân etmiştir…

Yunan Kalkınma Bakanı Akis Cohacopus, Türkiye’nin, Trabzon ve civarında yapılan Pontus Soykırımını tanıması gerektiğini ısrarla söylemiştir…

Her seferinde, Trabzon ve civar yerleşim alanlarında bulunan kilise, kilise kalıntıları ve yer isimlerinin Pontusun varlığı için en önemli birer delil olduğuna vurgu yapılarak, bilhassa yerleşim alanlarının isimlerini canlı tutmak için dolaylı şekillerde sık sık gündeme taşımak gereklidir tavsiyesinde bulunulmuştur…

Yunan Dışişleri Bakan Yardımcısı Yannis Magriotis, Pontus Soykırımının tanınması için mücâdele edeceklerini ve bu mücâdeleden mutlaka zaferle çıkacaklarını dünya kamuoyuna ilân etmiştir…

BÜTÜN BU KİRLİ YUNAN FAALİYETLERİNİ GÖZ ÖNÜNE ALARAK, FAROZ KONUSUNDA BİR DURUM DEĞERLENDİRMESİ YAPALIM.
Birtakım sinsi eller, Faroz isimi üzerinden Trabzon’u kaşıyarak, kirli bir tezgâhın peşindeler. Trabzon insanı bu sinsi oyuna asla izin vermeyecektir.
İNANIYORUM Kİ;
Yalı Mahallesi Muhtarı ve mahalle sakinleri, bu yazıda bahsi geçen Trabzon üzerindeki başta Yunanistan ve karanlık dış güçlerin kirli planlarını okuduktan sonra FAROZ ismine dönme isteklerinden geri adım atacaklardır.

Bu fikri ortaya atanlar kimlerdir diye sorulacak olursa;
Bu fikri ortaya atanlar, asla hiç kimsenin tanımadığı ve bizden olmayan art niyetli bir takım gizli güçlerin elemanlarıdır. Bazen de o semtin içinde yaşayan bir KRİPTODUR.

Bu elemanlar, önce mahalle- semt kahve ve çay ocaklarına sokulurlar, buralarda bir iki defalığına ‘’Yahu arkadaşlar! Bizim mahallenin eski ismi daha güzeldi, dünya bizi bu isimle tanıyor, tekrar eski isime dönsek ne iyi olurdu’’ şeklinde fısıldarlar ve bir daha ortalıkta görülmezler.

Bu sinsi fısıltı gittikçe yüksek sesle konuşulmaya başlar. Bir zaman sonra bizim duygusal ve samimi insanlarımız bu fikri benimseyip sahiplenirler. Kendilerinde oluşan aşırı duygusallık ve bilmeden düştükleri bu tuzak onları referandum istemeye kadar sürükler.

Faroz ismine tekrar dönüş isteği işte bu duygusallığın neticesindedir.
Bu hadise, bölgeye ve Trabzon’a, dolaysıyla Türk Devletine kurulan kirli bir Pontus tuzağıdır. Maalesef iyi niyetli ve aşırı duygusal olup, bölge üzerindeki dış kaynaklı kirli senaryolardan habersiz insanlarımız bu tuzağa düşmüş oldular. Bazı şeylerin farkına vardıklarında, bu tuzağı parçalayacaklarını biliyorum ve inanıyorum.

Duygusal davranan masum ve tertemiz insanlarımız, içine düşürüldükleri tuzağın farkında olamadan ‘’Biz mahallemizin eski adına dönmesini istiyoruz, referandum yapılsın’’ derler ve bu andan hemen sonra, o sinsi odaklar tekrar devreye girerek, basında, halk arasında olayı durmadan köpürtürler. Burada usta bir ”toplum mühendisliği” söz konusudur.

Yalı Mahallesi gerçekten samimi, dürüst, hareketli, bir o kadar da neşeli insanlardan oluşana farklı bir mahallemizdir. Bu mahalleden olmak farklı bir duygudur. İşte birileri bu duyguları istismar ederek mahallenin insanlarını etkilemişler ve onlarda tekrar Faroz ismine dönülmesi fikrini uyandırmışlardır…

Buradaki asıl gayeleri, mahalle ve köy isimleri üzerinden Trabzon ve havâlisini kaşıyarak, bu bölgenin asıl sahiplerinin Türkler değil de başka milletler olduğunu ispat etmek ve bölgede farklı farklı kültürlerin izlerini sürerek hayali Pontus’a zemin hazırlamaktır.

Önce Yalı Mahallesi Faroz olarak değiştirilecek ve hemen arkasından daha birçok yer, mahalle, köy isimlerinin değiştirilmesi gündeme getirilecektir. Faroz ismi, bu sinsi ve kirli tuzağın ilk basamağı ve anahtarıdır. Asla bu tuzağa düşülmemelidir.

Yalı Mahallesinin ismini değiştirmekle Pontus hayâli peşinde koşan karanlık mahfillere İLK SARI ÖKÜZ verilmiş olacaktır ki, bunun ardı arkası kesilmeyip, sonunda birçok mahalle ve Köy isimleri değiştirilecektir. İş bununla da bitmeyip, sıra İl ve İlçe isimlerine gelecek.

Meselâ, Trabzon’un ismi TREPAZA veya TRAPEZÜS olsun diyenler çıkacaktır. Olmaz demeyin, biraz sonra Trabzon üzerinde oynanan kirli oyun ve kurulan planları okuyunca, sözlerime hak vereceksiniz.

Şunu da bilmek gerek, Trabzon şehrinin ilk ismi ”Tiberanzon” olup, bu ismi, Trabzon şehrini ilk kuran Trab Türkleri (Tibarenler) vermiştir.

Samimi, dürüst, bir o kadar da duygusal davranan Yalı Mahallesi Muhtarı ve mahalle sakinlerini, burada bahsi geçen kirli oyunlardan tenzih ederim, zira Yalı Mahallesi Atatürkçü ve Türk milliyetçisi insanlardan oluşan sevimli bir semttir.
Yalı Mahallesi isminin Faroz olarak değişmesi için Ortahisar Belediye Meclisince referanduma gidilmesi kararı alınarak, alınan bu karar Ortahisar Kaymakamlığına gönderildi. Kısacası, top, pardon her an patlamaya hazır pimi çekili bomba Vâli ve Kaymakam Beylerin kucağına atıldı. Vâli ve Kaymakam Beyler, Belediyenin bu oyununa gelmeyeceğini ümit ediyoruz.

‘’YALI KELİMESİ DE YUNANCADIR, FAROZ OLSA NE OLUR’’ DİYENLERE CEVAP;
Mesele Yalı kelimesinin Yunanca kökenli olması değildir. Öyle kelimeler vardır ki yüzde yüz Türkçeleşmiştir. Yalı kelimesi de bunlardan biridir. Orijinal hali “YİÁLİ” olan kelimeyi bizler Türkçemizin ses kurallarına uydurarak “YALI” haline dönüştürdük. Yani sesini millileştirdik. Bu durumun birçok örneği vardır.

Büyük ve eşsiz Hoca Nihat Sami Banarlı şöyle söyler;
“Her dilde mutlaka millî olması gereken iki unsur vardır. Biri, o dilin sesidir. Milletler hem kendi kelimelerini hem başka dillerden aldıkları kelimeleri, kendi dillerinin musıkîsine uydurarak kullanırlar. Meselâ Türk milleti Acem dilindeki “CAME-ŞUY” kelimesini almış “ÇAMAŞIR” demiş, “GÛŞE” kelimesini almış “KÖŞE” demiş. Arapçadan “HEV” kelimesini almış “HAVA” demiş. Bizanslılardan aldığı “AYA-NİKOLA”ya “İNEGÖL” demiş’’

Bugün dünyanın en yaygın dillerinden biri olan İngilizcede de durum farklı değildir. İngilizler başka dillerden binlerce kelime almıştır lâkin bir şartla, sesini millileştirerek. Şimdi kalkıp da “YALI” kelimesi Türkçe değil demek akla ziyan ve bilgisizce bir davranış olur. Ceddimizin sesini millileştirdiği her kelime Türkçedir.

Sosyal Medyalarda Paylaş
Tweet
Kartvizit

Kartvizit Baskı

Markanız için modern ve profesyonel kartvizit tasarımları.

Hemen Sipariş Ver

Copyright © 2025 | Tüm Hakları Saklıdır.

© 61medya.com.tr